21 December

Kasım 2017 Çalışma Grubu Kuruluş Toplantısı

Antimikrobiyal Direnç Çalışma Grubu Kuruluş Toplantısı Başarıyla Gerçekleştirildi!

Hasta ve Sağlık Çalışanı Güvenliği Platformu’nun Antimikrobiyal Direnç Çalışma Grubu kuruluş toplantısı 20 Kasım Pazartesi günü Ankara’da gerçekleşti.

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti ve Hasta ve Sağlık Çalışanı Güvenliği Platformu ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya kurucu üyeler olarak T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü,Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti (TMC), Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLİMUD), Hastane İnfeksiyonları Derneği (HİDER), Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği (TİHUD), Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD), Türkiye Ekonomi Politikalar Araştırma Vakfı (TEPAV) ve Araştırmacı Tıp Teknolojileri Üreticileri Derneği (ARTED) temsilcileri katıldı.

Ülkemizde ve dünyadaki en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen Antimikrobiyal Direnç (AMD) ile ilgili hareket geçmek ve ilgili tüm paydaşlarla doğru uygulama ve standartları belirleyerek ülkedeki politikaları etkilemek için bir araya gelen kurucu üyeler, toplantıda AMD yol haritası üzerine tartıştılar.

2009-2010 yılları arasında sadece ABD’de hastaların 3 milyon kilo antibiyotik kullanmış olduğuna dikkat çeken TMC Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Kayacan, antibiyotiklerle enfeksiyon tedavisi ve gelişen direncin 2013 Dünya Ekonomik Forumu’ndan beri en kritik sağlık konularından biri kabul edildiğini belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2015-2025 için 3 ana önceliğinin bulunduğunu ve bunlardan en önemlisinin AMD olduğunu belirten Yrd.Doç.Dr. Onur Karatuna, harekete geçmek için en doğru zaman olduğunu söyledi. Konu ile ilgili DSÖ ile çalışmalarına devam eden T.C. Sağlık Bakanlığı yetkilileri AMD‘yle ilgili doğru kan kültürü alımı gibi denetimlerin sıklaşarak, (doğru uygulamalardan sağlık çalışanlarının performans puanı aldığı) uygulama tavsiyelerinin doğru şekilde yerine getirilip getirilmediğinin daha sıkı kontrol edileceğini belirttiler.

Türkiye’de durum

Toplantı sırasında Orta Asya ve Doğu Avrupa Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Ağı’na (Central Asian and Eastern European Surveillance of Antimicrobial Resistance-CAESAR) dahil olan Ulusal Antimikrobiyal Direnç Sürveyans Sistemi’nin çıktılarını tartışan katılımcılar, Türkiye’de çok ilaca olan direnç rakamlarının korkutucu olduğunu ve Avrupa coğrafyası değerlendirildiğinde Türkiye’nin direnç anlamında patlamaya hazır bir bomba gibi olduğu belirttiler.

Prof. Dr. Serhat Ünal, Türkiye’de hiç hastaneye yatmamış hastalarda bile enfeksiyon olabildiğini, trafik kazasıyla gelen hastada bile enfeksiyon saptadıklarını söyledi. Prof.Dr.Ünal, bu sebeplerden dolayı Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde doğru kan kültürü alımını başarı indikatörleri arasına koyduklarını ve her hastanenin bunu yapması gerektiğini belirtti.

TEPAV Program Direktörü Selin Arslanhan Memiş, önemli olan konunun sadece antibiyotik tüketiminin düşürülmesi değil de direnç oranlarının düşürülmesi de olduğunu, Türkiye’de odağın doğru yere çekilmesi gerektiği yorumunu yaptı.

Çözüm önerileri ve yol haritası

Ulusal ve uluslararası rehber ve verilerin gözden geçirilerek tartışıldığı toplantıda, aşağıdaki konular öncelikli aksiyon konuları olarak belirlendi:

→ Yoğun Bakım, Acil, Pediatri, İç Hastalıkları gibi her bölümde Doğru Kan Kültürü alınmasının yaygınlaşması için bu konuda çalışmalar yapılması
→ → Bu bağlamda KLİMUD’un yeni çıkardığı Kan Kültürü Rehberi gibi rehberlerin Bakanlık tarafından sahiplenilmesi ve rehber tavsiyelerinin kalite ölçütü haline getirilmesi
Sepsis ile mücadelede ilgili kılavuz ve standartların zorunluluk haline gelmesi
Hızlı tanı testlerinin yaygınlaştırılması, geliştirilmesi
AMD ile ilgili ekonomik yükün açık bir şekilde ortaya konması; AMD kaynaklı devletin yüklendiği aslen önlenebilir olan büyük maliyetin önüne geçilmesi için çalışmalar yapılması
Ülkede tarama standardının sağlanması

Verimli bir toplantı geçiren dernek, STK ve bakanlık temsilcileri, Şubat ayı içerisinde T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nde bir AMD Çalıştayı gerçekleştirmeye karar verdiler. Yukarıdaki çözüm önerileri üzerinden alt çalışma grupları oluşturmaya karar veren kurucu üyeler, konuya acil, infeksiyon önleme ve kontrol, pediatri, veterinerlik gibi alanlardan dahil olacak daha geniş bir paydaş kitlesi ile yeni toplantıyı gerçekleştirmekte hemfikir oldular.